05 Kasım 2026, Perşembe 12°C Çanakkale
DOLAR 50,0617 ₺ ▲ %0,06 EURO 56,4160 ₺ ▲ %0,26 STERLIN 67,6137 ₺ ▲ %0,24 İSVIÇRE FRANGI 61,3501 ₺ ▲ %0,15 KANADA DOLARI 35,8377 ₺ – %0,00 AVUSTRALYA DOLARI 35,0682 ₺ – %0,00 SUUDI RIYALI 13,3373 ₺ ▲ %0,05 RUS RUBLESI 0,6120 ₺ ▲ %0,04 JAPON YENI 0,0032 ₺ – %0,00 BAE DIRHEMI 13,6374 ₺ ▲ %0,08 GRAM ALTIN 6.540,10 ₺ ▲ %0,07 ÇEYREK ALTIN 10.681,97 ₺ – %0,00 YARIM ALTIN 21.363,95 ₺ – %0,00 TAM ALTIN 42.597,23 ₺ – %0,00 CUMHURIYET ALTINI 43.951,00 ₺ ▲ %2,07 GÜMÜŞ 84,16 ₺ ▲ %0,13 BIST 100 11.478,13 ▲ %4,12 DOLAR 50,0617 ₺ ▲ %0,06 EURO 56,4160 ₺ ▲ %0,26 STERLIN 67,6137 ₺ ▲ %0,24 İSVIÇRE FRANGI 61,3501 ₺ ▲ %0,15 KANADA DOLARI 35,8377 ₺ – %0,00 AVUSTRALYA DOLARI 35,0682 ₺ – %0,00 SUUDI RIYALI 13,3373 ₺ ▲ %0,05 RUS RUBLESI 0,6120 ₺ ▲ %0,04 JAPON YENI 0,0032 ₺ – %0,00 BAE DIRHEMI 13,6374 ₺ ▲ %0,08 GRAM ALTIN 6.540,10 ₺ ▲ %0,07 ÇEYREK ALTIN 10.681,97 ₺ – %0,00 YARIM ALTIN 21.363,95 ₺ – %0,00 TAM ALTIN 42.597,23 ₺ – %0,00 CUMHURIYET ALTINI 43.951,00 ₺ ▲ %2,07 GÜMÜŞ 84,16 ₺ ▲ %0,13 BIST 100 11.478,13 ▲ %4,12

Türkiye’nin Terk Edilmiş Yerleşimleri Gündemde: Gökçeada Köyleri Sessizliğin ve Dönüşümün Merkezinde

Türkiye genelinde farklı gerekçelerle boşalan ve 'hayalet köy' olarak nitelendirilen yerleşimler dikkat çekerken, Gökçeada'nın tarihi taş köyleri bu dönüşümün ve kültürel hafızanın en somut simgeleri arasında yer alıyor.

Türkiye genelinde ekonomik göç, afetler ve demografik değişimler nedeniyle zamanla ıssızlaşarak ‘hayalet köy’ niteliği kazanan yerleşim yerleri yeniden kamuoyunun dikkatini çekerken, Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde yer alan köyler bu sürecin en çarpıcı örneklerini sergilemeye devam ediyor. Geçmişte binlerce insanın yaşadığı, sokaklarında zanaatkârların ve tarımsal üretimin canlılığını koruduğu ada köyleri, günümüzde sessizliğe bürünen taş binalarıyla hem hüzünlü bir göç hikâyesini yansıtıyor hem de ziyaretçilerine geçmişin izlerini doğrudan hissettiriyor.

Gökçeada’nın kırsal yerleşimleri, Türkiye’deki terk edilmiş veya kısmen boşalmış alanlar arasında özgün mimarisi ve ada kimliğiyle ayrı bir konuma sahip bulunuyor. Yıllar içerisinde meydana gelen iç ve dış göç hareketleri, tarım ve hayvancılık pratiklerinin dönüşmesi ve genç nüfusun büyük kentlere yönelmesi, adanın iç kesimlerindeki birçok mahalle ve köyün boş kalmasına yol açtı. Pencereleri açık kalan, çatıları çöken veya kapıları yıllardır açılmayan taş evler, bugün Türkiye’nin kırsal sosyolojisindeki derin kırılmaların birer açık hava müzesi gibi yükseliyor.

Geçmişin İzleri ve Dereköy Gerçeği

Gökçeada dendiğinde ‘hayalet köy’ kavramının en belirgin hissedildiği alanların başında Dereköy geliyor. Zamanında yüzlerce hanesi, zeytinyağı atölyeleri, terzileri ve dükkânlarıyla Türkiye’nin en kalabalık köylerinden biri unvanını taşıyan bu kadim yerleşim, adadan ana karaya ve yurt dışına yaşanan yoğun göçlerin ardından büyük bir ıssızlığa teslim oldu. Günümüzde köy sokaklarında yürüyenler, bir dönem adanın kalbinin attığı meydanların ve görkemli sivil mimari örneklerinin büyük bir bölümünün harabeye dönüştüğüne tanıklık ediyor.

Dereköy ve çevresindeki köylerin kaderi yalnızca fiziksel bir terk edilişten ibaret kalmadı; aynı zamanda adanın çok kültürlü miras hafızasının da önemli bir parçasını oluşturdu. Taş işçiliğinin en incelikli örneklerini barındıran kiliseler, çamaşırhaneler, kahvehaneler ve konutlar, zamana ve doğa koşullarına karşı direnç göstermeye çalışıyor. Kış aylarında neredeyse tamamen sessizliğe gömülen bu yerleşimler, yaz sezonunun gelmesiyle birlikte bölgeye gelen nostalji meraklıları ve kültür turistleri sayesinde geçici bir hareketlilik yaşasa da yıl geneline yayılan boşluk varlığını koruyor.

Gökçeada İçin Ne Anlama Geliyor: Miras, Koruma ve Turizm

Gökçeada köylerinin ‘hayalet köy’ başlığı altında anılması, ada halkı, yerel yöneticiler ve sivil toplum kuruluşları açısından çok boyutlu bir tartışmayı beraberinde getiriyor. Bu durum ilk olarak, korunması gereken muazzam bir sivil mimari ve tarihsel mirasın giderek yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Bakımsız kalan yapıların tescil süreçleri, restorasyon maliyetleri ve mülkiyet durumlarına dair karmaşık hukuki yapılar, bu köylerin yeniden ayağa kaldırılmasını geciktiren temel unsurlar arasında yer alıyor.

Öte yandan bu sessizlik, turizm sektörü için sıra dışı bir çekim merkezine dönüşmüş durumda. Kültür ve fotoğraf meraklıları, Türkiye’nin farklı noktalarındaki terk edilmiş yerleşimlerin yanı sıra Gökçeada’nın bu melankolik atmosferini yerinde görmek için adaya seyahat ediyor. Ancak uzmanlar ve yerel temsilciler, ‘hayalet köy’ temasının yalnızca yüzeysel bir turizm nesnesi olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Kontrolsüz ziyaretçi baskısının zaten kırılgan olan taş duvarlara ve yıkılma tehlikesi bulunan yapılara zarar verme riski bulunuyor.

Gökçeada için hayati önem taşıyan asıl hedef, bu köylerin özgün kimliklerini bozmadan, ‘hayalet’ yaftasından kurtarılarak sürdürülebilir bir yaşam alanına dönüştürülmesi olarak görülüyor. Zeytinliköy ve Bademli gibi kısmen canlanan örneklerde olduğu gibi, Dereköy başta olmak üzere boş kalan köylerin de aslına uygun restorasyon projeleriyle, geleneksel tarım ve butik ada yaşamıyla yeniden entegre edilmesi gerekiyor. Aksi takdirde, Türkiye’nin terk edilmiş köyleri listesinde üst sıralarda anılan Gökçeada kırsalı, geçmişin sadece yıkık taşlardan ibaret bir hatırası olarak kalma tehlikesiyle yüz yüze kalacaktır.

Kaynak: Hürriyet

SIRADAKİ HABER Gökçeada’da İptal Edilen Geleneksel Panayırı Ada Sakinleri İmece Usulüyle Hayata Geçirdi
Bu habere tepkin ne?

Yorumlar

Henüz bu habere yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan siz olun!

Yorum Yap Yorumunuz onaylandıktan sonra yayımlanır.

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Giriş yapın, böylece yorumlarınız profilinizde toplanır.

Yayımlanmaz, gravatar için kullanılır.

Göndererek gizlilik ve KVKK koşullarını kabul etmiş olursunuz.